Teknolojinin hızla evrildiği bir çağda, adaptasyon artık bir seçenek olmaktan çıkıp bir zorunluluk haline gelmiş bulunmakta. Ancak bu adaptasyonun da sürdürülebilir olması hem fiziksel hem de zihinsel sağlığımızı korumaktan geçiyor. Yeditepe Üniversitesi ile Ataşehir Belediyesi iş birliğiyle yürütülen SETAP (Sürdürülebilir Teknolojik Adaptasyon Projesi), tam da bu noktada devreye girmekte. SETAP, dijitalleşmenin getirdiği fırsatları toplumsal bir faydayla birleştiriyor. Projenin en heyecanlı aşamalarından ilki “Dengeli Dijital Hayat” çocuk atölyesi geçtiğimiz çarşamba günü Ferhatpaşa Ataevi SHM’de E-Ticaret ve Yönetimi Bölümüöğrencileri ve Bölüm Başkanı Altan Kar liderliğinde gerçekleşti.

Balonlarla Başlayan Arkadaşlık
Bu atölye, sadece bir eğitim oturumu olmaktan çok, aynı zamanda nesiller arasında bir bağ kurma seansı olarak da gerçekleşti. Etkinlik alanı, üzerinde çocukların isimlerinin yazılı olduğu renkli balonlarla donatıldı. Her çocuk, kendi isminin yazılı olduğu balonu seçerek, bu dijital farkındalık yolculuğunda kendisine rehberlik edecek öğrenci “abisi” veya “ablasıyla” eşleşti.
Balonlarla start alan bu yakın ve samimi başlangıç, çocukların eğitim sürecine olan direncini kırarken, E-Ticaret & Yönetimi Bölümü öğrencilerinin de derste edindikleri teorik bilgilerini toplumsal bir faydaya dönüştürmelerine olanak sağladı. Balonların havada uçuştuğu o anlar, aslında dijital dünyanın ağırlığından kurtulup gerçek etkileşimin hafifliğine geçişin de bir sembolüydü aslında.
Ekran Süresinden Farkındalık Süresine
Artık günümüzde, çocukların ekranla kurdukları ilişki kontrolsüz bir tüketim haline gelmiş durumda. İşte SETAP kapsamında düzenlenen bu atölyenin ana odak noktasını ekranları tamamen hayatımızdan çıkarmak değil onları dengeli ve verimli kullanmayı öğretmek oluşturuyor. Bu farkındalık çalışmalarında çocuklar; ekran başında geçirilen sürenin vücut sağlığı üzerindeki etkilerini, mavi ışığın uyku düzeninde yarattığı zararları, dijital dünyada vakit harcarken gerçek dünyadaki hobilerini nasıl ihmal ettiklerini oyunlar ve interaktif aktiviteler eşliğinde öğrendiler. Teknolojinin bir araç olduğu, asla bir amaç olmaması gerektiği fikri bu küçük zihinlere birer tohum olarak ekildi.
Dijital Denge Nedir?
Dijital denge denince aklımıza ilk olarak teknolojik aletlerle harcadığımız süre gelmektedir. Ancak gerçekte denge, süre ile ilgili değildir! Nicelikle ilgilidir. Bir çocuğun dijital dünyadaki aktiviteleri ile fiziksel sağlığı, uykusu, sporu, arkadaşlık bağları, sosyal ilişkileri ve okul başarısı arasında kurulan uyumlu bir bütündür. Teknolojinin bir engel olarak değil bir enstrüman gibi kullanılmasıdır. Buradan hareketle, çocuklarda farkındalık geliştirmenin temel yollarını da konuşmak gerekir. Onlara yasak koymaktan çok, (ki yasak her zaman cazibe içeren bir çekim noktasıdır) farkındalıklarını artırmalıyız. Şöyle ki;
- Onların vücutlarında oluşan değişiklikleri anlamalarını sağlamak: Çocukların ekranda harcadıkları süre boyunca gözlerinin nasıl hissettiğini, boyunlarının ağrıyıp ağrımadığını sorarak onlara kendi vücutlarını dinlemeyi öğrenmelerini sağlamalıyız. Bu en güçlü dur düğmesidir.
- Neden sorusunu sormalarını sağlamak: Bir tableti ya da telefonu ellerine aldıklarında önce, “Acaba şu an canım sıkıldığı için mi yoksa bir şey öğrenmek için mi ya da bir arkadaşımla konuşmak için mi bunu açıyorum” sorusunu sormayı teşvik etmeliyiz.
- Dijital Gereklilik Piramidi : Tıpkı Maslow’un piramidinde olduğu gibi dijital gereksinimlerin de bir besin değeri olduğu öğretilmelidir. Örneğin, tasarım, kodlama gibi yaratıcılığı besleyen içerikler ana yemek gibidir. Videolar ise cips gibi atıştırmalıktır. Teknolojiden alınacak yararlar bu şekilde açıklanıp anlatılmalıdır ki farkındalıkları daha da gelişsin…
Gelecek Kontrollü Adımlarla Gelecek
Unutulmamalıdır ki, dijital dünya bir okyanustur. Amaç, insanları teknolojiden koparmak değil, aksine onların teknoloji kullanımını dengeli hale getirmektir. Dijital denge ise bizim pusulamızdır. SETAP ile bu pusulanın hep doğruyu göstermesine yapacağımız yeni atölyelerle aracılık etmeye devam edeceğiz.